İşçilik alacağında arabuluculuk şartına dair kritik karar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin işçilik alacağı davasındaki arabuluculuk şartına dair kararı 10 Şubat 2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlandı

ikale_sözleşmesi_nedir

Davanın usulden reddine karar verilmesinden sonra, aynı alacaklar için yeniden
dava açılmadan önce ikinci kez arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olup olmadığına
dair Yargıtay kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinden:

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGITAY İLÂMI
Esas No
Karar No
: 2023/17941
: 2023/17336
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ TARİHİ SAYISI DAVACI DAVALI : İnegöl 1. İş Mahkemesi
: 23.02.2023 : 2022/556 E., 2023/58 K. : Hüsen Hüsenoğlu vekili Avukat Ali Türk
: Taşçıoğlu Koltuk ve Mobilya Sanayi Ticaret Limıted Şirketi vekili Avukat Çetin
Yalanız
DAVA TARİHİ KARAR KANUN YARARINA TEMYİZ EDEN : 27.12.2022 : Davanın usulden
reddi : Adalet Bakanlığı
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında
davanın usulden reddine karar verilmiştir.
îlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen
incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından
hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Taşcıoğlu Koltuk ve Mobilya
Sanayi Ticaret Ltd. Şti.nde 05.06.2020-30.06.2021 tarihleri arasında koltuk
döşeme elemanı olarak aralıksız şekilde çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili
tarafından haklı sebeple feshedildiğini, ücret ve alacaklarının ödenmemesi üzerine
davalı İşveren aleyhine 01.10.2021 tarihinde açılan dava sonucunda İnegöl 1.
İş Mahkemesinin 11.10,2022 tarihli ve 2021/430 Esas, 2022/504 Karar sayılı kararı
ile miktar itibarıyla kesin olmak üzere davanın kısmen kabulüne karar verildiğini,
hükme esas alman 13.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının, 1.813,42
TL brüt kıdem tazminatı alacağı ve takip tarihine kadar 563,79 TL işlemiş faizi,
2.220,40 TL brüt yıllık izin ücreti alacağı ve takip tarihine kadar 235,97 TL
işlemiş faizi, 1.261,60 TL brüt bakiye ücret alacağı ve takip tarihine kadar
392,23 TL işlemiş faizi olmak üzere toplamda 5.295,42 TL brüt alacağı ve takip
tarihine kadar işlemiş 1.191,99 TL temerrüt faizi alacağı olduğu belirlendiğinden
işbu alacakların tahsili amacıyla İnegöl İcra Müdürlüğünün 2022/9491 Esas sayılı
icra dosyası ile takip başlatılmış ise de; takibin davalının 21.11.2022 tarihli
haksız itirazı üzerine durduğunu, müvekkili ile davalı işveren arasında gerçekleştirilen
26.08.2021 başvuru tarihli ve 2021/197933 sayılı dava şartı arabuluculuk kapsamında
da herhangi bir anlaşma sağlanamayıp 10.09.2021 tarihinde son tutanak düzenlendiğini
iddia ederek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun
alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini
talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davası açılmadan aracubulucuya
başvurulmadığını, dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk tutanağı yer almakta
İse de; tutanaktaki alacaklara ilişkin davanın İnegöl 1. İş Mahkemesinin 2021/430
Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildikten sonra
usulden reddedildiğini, arabuluculuk tutanağının huzurdaki davaya ilişkin olmadığını,
usulüne uygun arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın dava açıldığından davanın,
dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile; davanın
itirazın iptali davası olduğu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun (7036 sayılı
Kanun) 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren “Dava şartı olarak arabuluculuk”
kenar başlıklı 3 üncü maddesinde kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine
dayanan işçi veya İşveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan
davalarda, arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunun düzenlendiği,
gerek 7036 sayılı Kanun gerekse de 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Kanunu’nda (6325 sayılı Kanun) başvurunun kapsamı ve başvurunun şekline dair
bir düzenleme bulunmadığı, başvuru esnasında dile getirilmeyen bir alacak kaleminin
görüşmeler kapsamında talebe konu edilmesi her zaman mümkün olduğu gibi müphem
durumlar olması hâlinde ise uyuşmazlığın kapsamının arabulucu tarafından belirlendiği,
zira arabuluculuk faaliyeti bir yargılama faaliyeti olmadığından görüşmeler
sırasında taleplerin artırılıp değiştirilebildiği, 6325 sayılı Kanun’un 17 nci
maddesinin ikinci fıkrasında da “Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların
anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı
bir tutanak ile belgelendirilir. Arabulucu tarafından düzenlenecek bu belge,
arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır”
şeklinde düzenlemeye yer verilerek son tutanağın arabulucu tarafından düzenleneceğinin
açıkça kurala bağlandığı, Kanun’da başvurunun dilekçe ile veya bürolarda bulunan
formların doldurulması suretiyle yahut elektronik ortamda yapılabileceğinin
belirtildiği, son tutanağın tarafların beyanına göre oluşturulması asıl ise
de; arabulucunun tutanağın içeriği ve düzenlenme şekli konusunda tarafları bilgilendirmesinin
de gerektiği, bu çerçevede eldeki itirazın iptali davasının 27.12.2022 tarihinde
açıldığı dikkate alındığında, arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartları
arasında yer aldığı ve somut olayda arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği
gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararı kesin olarak verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen
incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz dilekçesinde; kıdem tazminatı, yıllık
izin ücreti ve bakiye ücret alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra
takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına
karar verilmesinin talep edildiği davada, Mahkemece arabuluculuk dava şartı
yokluğundan usulden ret karar verildiğini ve kararın kesin olduğunu, dosyanın
incelenmesinde; aralarında eldeki davaya konu kalemlerin de yer aldığı çeşitli
işçilik alacakları hususunda tarafların anlaşamadıklarına ilişkin 10.09,2021
tarihli arabuluculuk son tutanağının imzalandığını, 01.10.2021 tarihinde İnegöl
1. İş Mahkemesinin 2021/430 Esas sayılı dosyasında açılan alacak istemli davada,
eldeki davaya konu işçilik alacaklarının tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine
karar verildiğini, İnegöl 1. İş Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli ve 2021/434
Esas, 2021/311 Karar sayılı kararı ile tefrikine karar verilen alacaklar yönünden
belirsiz alacak davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar
verildiğini; bunun üzerine davanın dayanağını oluşturan İnegöl İcra Dairesinin
2022/9491 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin 15.11.2022 tarihinde başlatıldığını,
yapılan itiraz üzerine de İşbu davanın açıldığını, şu hâlde Mahkemece 10.09.2021
tarihli arabuluculuk son tutanağına göre davaya konu kıdem tazminatı, yıllık
izin ücreti ve bakiye ücret alacağının taraflar arasında müzakere edildiği ve
tarafların anlaşamadıklarını, eldeki davadan önce tekrar arabuluculuğa başvurulsa
dahi Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin (Yönetmelik)
23 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre; tarafların ve uyuşmazlık
konusunun aynı olduğu durumlarda birden fazla başvuru yapılması hâlinde, başvurunun
hukuki sonuçlan bakımından ilk başvuru esas alınacağından itirazın iptali istemli
eldeki davada arabuluculuk dava şartının tamamlandığı, buna göre işin esasının
incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya
aykırı olduğu gerekçesiyle İnegöl 1. İş Mahkemesinin anılan kararının kanun
yararına temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arabuluculuk anlaşmama tutanağı kapsamındaki alacakların tahsili
amacıyla açılan alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine
karar verilmesinden sonra, aynı alacaklara ilişkin itirazın iptali davasından
önce yeniden dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. îlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanuııu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin
birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar
ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki
hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına
temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un
363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve
bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 7036 sayılı Kanun’un dava tarihinde yürürlükte olan hâliyle 3 üncü maddesinin
birinci fıkrası “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi
veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya
başvurulmuş olması dava şartıdır.”, ikinci fıkrası ise “Davacı, arabuluculuk
faaliyeti sonunda anlaşmaya vanlamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya
arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık
kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden
reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez
ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine
karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde
herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden
reddine karar verilir.” şeklindedir.
4. 7036 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi birinci ve yirmi ikinci fıkraları
şu şekildedir:
“(21) Bu maddede hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde
7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
hükümleri uygulanır.
(22) Arabuluculuğa başvuru usulü, arabulucunun görevlendirilmesi ve arabuluculuk
görüşmelerine ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle
belirlenir.”
5. Yönetmelik’in “Dava şartı olarak arabuluculuğa başvuru” kenar başlıklı
23 üncü maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“Tarafların ve uyuşmazlık konusunun aynı olduğu durumlarda birden fazla
başvuru yapılmış ise, başvurunun hukuki sonuçları bakımından ilk başvuru esas
alınır.”
3. Değerlendirme
1. Somut uyuşmazlıkta davacı kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve bakiye ücret
alacağı ile bu alacakların işlemiş faizinin tahsili için davalı işveren aleyhine
15.11.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatmış; takibe itiraz edilmesi üzerine
açılan itirazın iptali davasında Mahkemece, davanın arabuluculuk dava şartının
yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamından
davacının aynı alacaklar İçin daha önce davalı işveren aleyhine arabuluculuğa
başvurduğu, 26.08.2021 tarihinde başlayan faaliyetin 10.09.2021 tarihinde anlaşmama
(son) tutanağının düzenlenmesi ile sona erdiği anlaşılmaktadır.
2. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre süreci açıklamak gerekirse; davacı,
10.09.2021 tarihli son (anlaşmama) tutanağını sunarak açtığı alacak davasının
hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddinden sonra, bu defa aynı alacakların
tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine aynı tarihli
son tutanağı sunarak itirazın iptali davası açmıştır. Her iki davanın konusunu
oluşturan alacakların aynı olduğu ve bu alacakların arabuluculuk müzakeresine
konu edildiği uyuşmazlık dışıdır. Şu hâlde uyuşmazlık; davanın usulden reddine
karar verilmesinden sonra, aynı alacaklar için yeniden dava açılmadan önce ikinci
kez arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olup olmadığı noktasındadır.
3. Bilindiği gibi (dava şartı) arabuluculuk, temel hak niteliğindeki mahkemeye
erişim hakkını sınırlayan bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Temel haklara yönelik
sınırlamaların ise dar yorumlanması gerekir. Davacının açmış olduğu alacak davasının
usulden reddine karar verilmesinin, aynı alacakların konu edildiği ikinci davadan
önce yeniden dava şartı arabuluculuğa başvurulmasını zorunlu kıldığı şeklinde
bir sonuca varmak mahkemeye erişim hakkının ölçüsüz biçimde sınırlandırılmasına
sebebiyet verir. Arabuluculuk ile elde edilmek istenen fayda, işçi ve işveren
arasındaki uyuşmazlıkların arabulucu eşliğinde müzakere yoluyla hızlı, çabuk
ve ucuz biçimde çözümlenmesidir. Bu sebeple ilk davanın hukuki yarar yokluğu
sebebiyle usulden reddi üzerine, daha önce müzakere edilen ve anlaşma sağlanamayan
alacaklar bakımından yeniden arabuluculuğa başvurulmasını zorunlu kılmak, hem
arabuluculuğun amacına aykırıdır hem de mahkemeye erişim hakkını zedeler. Kaldı
ki Yönetmelik’in ilgili hükmünde tarafların ve uyuşmazlık konusunun aynı olduğu
durumlarda birden fazla başvuru yapılmış ise başvurunun hukuki sonuçları bakımından
ilk başvurunun esas alınması gerektiği de açıkça ifade edilmiştir.
4. Ayrıca belirtmek gerekir ki itirazın iptali davasında, daha önce arabuluculuk
faaliyetine konu edilen asıl alacakların işlemiş faizinin talep edilmiş olması
da yukarıda belirtilen kabul şeklini etkilemez. Asıl alacaklar bakımından gerçekleştirilen
arabuluculuğun bu alacaklara ilişkin işlemiş faizi de kapsadığı kabul edilmelidir.
Bir diğer ifade ile asıl alacak bakımından arabuluculuk dava şartının gerçekleşmesi
hâlinde, bu alacağa bağlı işlemiş faiz bakımından da dava şartı gerçekleşmiş
sayılır.
5. Belirtilen hususlar ışığında Mahkemece davanın, arabuluculuk dava şartı yokluğu
nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu sonucuna varılarak
kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın kanun yararına bozulmasına
karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına
dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak
üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Exit mobile version